SABAH  Bülteni:  BDDK’dan serbest piyasa mekanizmasına yeni müdahale

Türkiye cephesinde kafalar oldukça karıştı. BDDK, Cuma gecesi yeni bir tebliğ yayınlayarak, şirketlerin döviz borcu ya da döviz yükümlülüğü olmamasına hatta döviz pozisyon fazlası bulunmasına rağmen, TL kredi kullanarak döviz alımı gerçekleştirdikleri ve döviz pozisyonu tuttukları görerek rahatsızlığını dile getirdi.

Kullanılacak kredilerin üretime, istihdama, yatırıma yönelmesi gerekirken, uygun koşullu TL ticari kredi kaynakları, gerçek bir ihtiyaç olmadığı halde bazı şirketlerce döviz alımı amacıyla kullanılmasını sınırlama adına makro ihtiyati tedbir olarak aşağıdaki 3 koşulu da sağlayan şirketlere TL kredi kullandırımı yapılmayacağını duyurdu: Şirketin a) bağımsız denetime tabi bir şirket olması, b) YP nakdi varlıklarının (altın dahil, efektif döviz ile bankalardaki YP mevduatın) TL karşılığının 15 milyon TL’nin üzerinde olması, c) YP nakdi varlıkların TL karşılığının; aktif toplamından veya son 1 yıllık net satış hasılatından büyük olanının %10’unu aşması.

İşin magazin boyutunu bir kenara bırakırsak, BDDK, şirketlerin 15 milyon TL karşılığından daha fazla döviz pozisyonu tutmasından rahatsızlık duyuyor yukarıdaki 3 koşulu taşıyan şirketlere, eğer TL kredi kullanmak isterseniz, 15 milyon TL karşılığını aşan dövizini ‘sat’ deniyor. Bunun denetimini de bankalara yüklüyor. Elbette, önlemlerin mikro düzeye indirgenmiş olması (takip ve uygulanabilirlik) kolay bir süreç olmadığı gibi, özel şirketlerin nakit yönetimine kamunun doğrudan müdahalesi de ayrı bir başlıkta tartışılması gerekiyor. Serbest piyasa mekanizmasına bu kadar çok müdâhale edilmesi, uzun vadede daha çok sorunları da beraberinde getireceğinden endişe ediyoruz.

Elbette sorulması gereken soru şu: Bundan sonra ne olacak? 15 milyon TL’den daha fazla dövizi olan şirketler, ticari faaliyetlerine devam etmek adına (kredi kullanmaları şart) dövizini bozdurarak Kur Korumalı Mevduata (KKM) yöneleceğine büyük ihtimal veriyoruz. Dövizini bozdurmak istemeyen şirketlerin önünde ise birkaç seçenek bulunuyor. İhracat yapmak için ithalat bağımlısı olan Türkiye ekonomik modelinde, ya ithalat bedellerinin ödenmesi erkene alınarak elindeki döviz eritilecek, ya da daha çok ithal edilerek para (döviz) mala bağlanacak, stoklar artırılacak. Bu da haliyle cari dengenin kısa vadede daha da bozulmasına neden olacak. Bu arada, YP nakdi varlıklar arasında sayılan altın dahil, efektif döviz ile bankalardaki YP mevduatın içinde eurobondun da olmadığını not düşelim.

Şirketlerin döviz satmak zorunda kalacağı beklentisi ile USDTRY kurunda yaşanan geri çekilmenin de çok da kalıcı olmayacağını düşünüyoruz. Yukarıda da izah ettiğimiz üzere döviz satmak dışında opsiyonlar da bulunuyor. Teknik mânâda aşağıda 16,62 seviyesi önem arz ediyor. Bununla birlikte, şirketlerin bilanço risklerinin artacağı yönünde inanış veya kaygılar, bugün hisse senedi piyasalarını açılışta hırpalayabileceğinden endişe etsek de, bu olgunun da kalıcı olmayacağını düşünüyoruz. Borsa İstanbul cephesinde, teknik mânâda 2,510 seviyesi önem arz ediyor. Haftalık kapanışını 2,510 seviyesinin altında olması durumunda, daha da aşağı seviyelere imkân tanıyacağız.

Sorunun temeline inilmediği sürece, BDDK’nın son tebliği veya Hazine’ye milyarlarca yük getiren KKM veya ihracat bedellerinin %40’lık kısmının bozdurulması rağmen merkez bankası rezervlerinin artmaması gibi polisiye tedbirlerinin istenilen tedaviyi sağlamayacağını düşünüyoruz. Faiz tek başına çözüm olmasa da, hatalı faizin yarattığı kredi patlamasının nelere sebebiyet verdiğini de hep birlikte tecrübe ediyoruz!

BDDK’nın tebliği sonrası, döviz piyasasında büyük bir volatilite yaşanıyor. Cuma günü, USDTRY kurunun haftayı 17,36 seviyelerinde yatay bir şekilde tamamladığına inandığımız ve eve gittiğimiz bir noktada, BDDK’dan gelen yeni karar sonrası kurun ilk etapta %5 gerileyerek 16,4975 seviyesini test ettiği akabinde de haftayı 16,99 seviyesinde tamamladığını gördük. Yeni haftanın ilk işlemlerinde, Asya piyasalarında 16,80 seviyesinden güne başlayan kur, sabah erken saatlerde bültenimizi yazarken 16,62 seviyesine kadar gevşedi. USDTRY cephesinde uzun pozisyonlarımızı realize ettiğimiz 16,40 seviyesinden bu yana pozisyon almayarak gelişmeleri seyretmek adına kenarda bekliyoruz.

BDDK haberi neredeyse bültenimizin tümünü kapsadı. Küresel mali piyasalar ise, haftanın son iş gününü oldukça iyimser bir seyirle tamamladı. Peşinen söyleyeyim nedeni biz de bilmiyoruz. Hatta bir adım daha ileri gidelim, sebebini piyasalar da bilmiyor. Bildiğimiz tek bir şey var, o da somut bir habere ihtiyaç duyulmadan, piyasaları bir gün iyi, iki gün kötü, tahterevalli misali bir seyir izliyorlar.

Enflasyona karşı irili ufaklı (Türkiye ve Japonya hariç) tüm merkez bankalarının taarruza geçmesi ve artan faiz oranlarının ekonomileri durgunluğa sürükleyeceği beklentisi, piyasaların önünü görememesine neden oluyor. Mesela, bültenlerimizde sıklıkla dile getirdiğimiz üzere, küresel mali piyasalar 2022 yılına istisnai derecede olumsuz bir tablo sergileyerek başladı. Biraz daha somutlaştırmak gerekirse, ABD hisse senetleri 50 yıldan uzun bir süredir yılın en kötü ilk yarısını kaydetme yolundalar. 2021 yılının yıldızı Nasdaq endeksi, son 11 haftanın 10 haftasını düşüşle tamamladı. Bu kadar da karamsarlık biraz fazla!

Hâl böyle olunca, sert düşüşler dönem dönem sert alımlara da sahne olabiliyor. Cuma gecesini Nasdaq endeksi %3,4 yükselişle tamamladı. Yurtdışı cephede risk iştahında bir miktar da olsa iyimserlik görülüyor. Piyasaların volatilite endeksi (VIX) namı diğer korku endeksi geride bıraktığımız haftayı 32 seviyesinden tam bir düşüş barı 27 seviyesinin diplerine kadar gerileyerek tamamladığını not edelim.

Yeni haftada gözler G7 liderler zirvesine çevrilmişken, Rus petrol ihracatına yönelik olası hamleler (yaptırımların genişletilmesi) ve İran nükleer anlaşmasının yeniden canlandırılması konusu zihinleri kurcalıyor. Öte yandan Rusya’nın altın satışına ambargo getirilmesi de gündemde! Geride bıraktığımız hafta gerileyen ($107) Brent cinsi ham petrolün fiyatı, yeni haftaya dalgalı bir seyirle $113 dolardan başladı. Öte yandan doğalgaz fiyatının bu sabah $6 seviyesine kadar gerilediğini görüyoruz. Teknik bir bakış açısıyla, doğalgazın 6,5 dolar altında kalması, aşağı yönlü isteğin devam etmesine neden olabilir.

Rusya ve altından söz etmişken, kıymetli madenler cephesine önemli bir hareket göremedik. Teknik mânâda gümüşü için haftalık 22 dolar; altın için ise 1,870 dolar seviyesinin olduka uzağında işlem gören kıymetli madenlerde, herhangi bir heyecan da göremiyoruz. Gümüş için aşağıda 20,80 seviyesine de dikkat etmek gerektiğinin altını çizelim. Kripto paraların amiral gemisi Bitcoin ise geçen haftalarda yaşadığı sert düşüş ardından 21bin dolar seviyesinin etrafında zemin kuvvetlendirmeye çalışıyor.

Yeni hafta başlangıcında, ABD borsalarının olumlu rüzgârı Pasifiğin diğer ucuna da ulaşmış. Asya piyasalarında %2,7’ye varan yükselişler görüyoruz. İyimser havanın yardımı ile ABD borsalarının da vadeli işlemlerinde hâkim renk yeşil. Bu hafta gözler NATO Zirvesi’nde olacak. Makro cephede ise  ABD’de büyüme ve FED’in favori endeksi PCE enflasyonu gündemin ilk sıralarında takip edilecek. Bugüne döndüğümüzde ise ABD’de dayanıklı mal siparişleri ve bekleyen konut satışları takip edilebilir.

USDTRY

Teknik mânâda 16,62 seviyesine dikkat edilmelidir. Haftalık kapanışın 16,62 seviyesinin altında olması, aşağı yönlü hareketin ivme kazanmasına neden olacaktır.

 

BIST100

Teknik mânâdan 2,510 seviyesine dikkat edilmelidir. Haftalık kapanışın 2,510 seviyesinin altında olması, aşağı yönlü hareketin ivme kazanmasına neden olacaktır.

Kıbrıs İktisat Bankası Piyasa Bülteni

Dr. Fulya Gürbüz’den Haftalık Veri Gündemine İlişkin Analizler

Borsa YORUM: BDDK Kararından Etkilenmesi Beklenen Şirketler ve Bu Kararın Piyasaya Etkisi

Dr Cüneyt Akman:  Dolar ne kadar yükselecek | Ekonomide perde kapanıyor

Bunları da beğenebilirsiniz